Kitaplar

Gökyüzü Kokladım Ben
2. Baskı
200 Tl

Ayşe Sezgin

Sanki sessizce kabullenmişti tüm olanları ve olacakları. Ahırdaki Zeliha ablamla değiştirilen ineklerin sesi çıktı sadece gecenin sabaha karışan koyu sessizliğinde. Huzursuzca tepinip böğürdüler birkaç kez. Öyle ki hayvanat dile gelecekti insanlığın düştüğü sefil ve rezil durum karşısında neredeyse…

Ziyan edilen yaşamlar…

Bunu ikisi de biliyordu lâkin dönüp bakamıyorlardı birbirlerine. Gece şahitti tüm olanlara ve anlatılanlara ve şahitti ellerini uzatsalar parmaklarının ucuna değecek kadar üzerlerine inmiş, altın bir tepsi hâlindeki dolunay…

Acıların ve paylaşılan sırların birleştirdiği kırık gönüller…
Memleketimin rüzgârı anamın, kardeşlerimin kokusunu getirir belki diye, yıllarca gökyüzü kokladım ben…

Memleket ve ana hasretiyle tüketilmiş bir gençlik…

GÖKYÜZÜ KOKLADIM BEN sizi diyardan diyara, olaydan olaya sürükleyecek, sürüklerken de pek çok şeyi düşündürüp sorgulatacak bir eser… 

Zeliha
1. Baskı
200 TL

Ayşe Sezgin

Bir Türkiye gerçeği: ya çocuksundur ya da gelin… Zeliha’nın hikayesi bize hem çok yakın hem çok uzak,hem çok tanıdık hem çok yabancı…”Bütün mutluluklar birbirine benzer fakat her mutsuzluğun kendine has bir hikayesi vardır.” der Tolstoy. Zeliha’nın mutsuzluğunda kendinizden birçok parça bulabilecek, yer yer bu parçalara günlük hayatta nasıl gözlerinizi kapattığınıza dair kendinizi sorgulayacağınız hikayesiyle size soğuk duş etkisi yaratacak.

Gökyüzü Kokladım Ben
3. Baskı
200 TL

Ayşe Sezgin

Güle güle, güle güle ömrümün geç gelen Bahar’ı… Geç vakit gelen bir bahar sarhoşluğu her şeyi değiştirebilecek miydi? Kendini hiçbir yere ait hissedemiyordu Mustafa…” Bundan sonra ait olduğu yeri bulabilecek miydi?
Listeler üç kısımdan oluşuyordu
“Bizden Olanlar!”
“Hiç Bizden Olmayacaklar!” Ve
“Bizden Olma İhtimali Olanlar!”
“Anamın, memleketimin kokusunu getirir belki diye, her sabah gökyüzü kokladım ben!”
Semih’in hasreti dinecek miydi?
Gökyüzü Kokladım Ben aşkı, ayrılıkları, gurbeti, hasreti ve de yakın geçmişimizde yaşanan ihanetleri anlatırken, yüreğimizi titretecek bir eser…

Zeliha
2. Baskı
200 TL

Ayşe Sezgin

“…Meryem binlerce kez daha nefret etmişti, tiksinmişti kocasından. Mosmor olan kollarıyla uzanıp yerdeki malzemeleri taşıdı mutfak demeye bin şahit isteyen küçücük eklentiye. Moraran kollarının acısından çok bağrına saplanan hançerin, karnına düşen ateşin acısıydı içini yakan. Ağlaya ağlaya, gözyaşlarını göstermemek için içine akıta akıta, dudaklarını ısırmaktan kanata kanata pişirdiği eti, sebzeleri, yağı, balı koydu kocasının önüne. Hasan büyük bir keyifle ve neşeyle yerken sofradakileri Meryem bir kez daha lanet etti kaderine. Tiksindi sofradaki etten. Zira Zeliha’nın etiydi pişirip sofraya koyduğu ve kocası Hasan Ağa tarafından afiyetle yenilen…
” Çocuk gelinlerin, istismara uğrayan çocukların, Şiddetin her türlüsüne maruz kalan kadınların ve tüm bunların ortasında, insanlara doğru yolu göstermek, hatalarından döndürmek, aydınlatmak, gerçek dini ve ahlakı, İslamiyet’in hak, hukuk anlayışını ve güzelliklerini göstermek için canla başla çalışan genç bir öğretmen ve genç bir imamın, zaman zaman nefeslerimizi kesecek, bazen gözlerimizi dolduracak, kimi zaman da öfkeden deliye döndürecek öyküsü… ZELİHA her birimizin kılcal damarlarına dokunacak, sinir uçlarımıza batacak bir eser..

Gökyüzü Kokladım Ben
3. Baskı (Yayın Evi)
312 TL

Ayşe Sezgin

Güle güle, güle güle ömrümün geç gelen Bahar’ı… Geç vakit gelen bir bahar sarhoşluğu her şeyi değiştirebilecek miydi? Kendini hiçbir yere ait hissedemiyordu Mustafa…” Bundan sonra ait olduğu yeri bulabilecek miydi?
Listeler üç kısımdan oluşuyordu
“Bizden Olanlar!”
“Hiç Bizden Olmayacaklar!” Ve
“Bizden Olma İhtimali Olanlar!”
“Anamın, memleketimin kokusunu getirir belki diye, her sabah gökyüzü kokladım ben!”
Semih’in hasreti dinecek miydi?
Gökyüzü Kokladım Ben aşkı, ayrılıkları, gurbeti, hasreti ve de yakın geçmişimizde yaşanan ihanetleri anlatırken, yüreğimizi titretecek bir eser…

Zeliha
2. Baskı (Yayın Evi)
328 TL

Ayşe Sezgin

“…Meryem binlerce kez daha nefret etmişti, tiksinmişti kocasından. Mosmor olan kollarıyla uzanıp yerdeki malzemeleri taşıdı mutfak demeye bin şahit isteyen küçücük eklentiye. Moraran kollarının acısından çok bağrına saplanan hançerin, karnına düşen ateşin acısıydı içini yakan. Ağlaya ağlaya, gözyaşlarını göstermemek için içine akıta akıta, dudaklarını ısırmaktan kanata kanata pişirdiği eti, sebzeleri, yağı, balı koydu kocasının önüne. Hasan büyük bir keyifle ve neşeyle yerken sofradakileri Meryem bir kez daha lanet etti kaderine. Tiksindi sofradaki etten. Zira Zeliha’nın etiydi pişirip sofraya koyduğu ve kocası Hasan Ağa tarafından afiyetle yenilen…
” Çocuk gelinlerin, istismara uğrayan çocukların, Şiddetin her türlüsüne maruz kalan kadınların ve tüm bunların ortasında, insanlara doğru yolu göstermek, hatalarından döndürmek, aydınlatmak, gerçek dini ve ahlakı, İslamiyet’in hak, hukuk anlayışını ve güzelliklerini göstermek için canla başla çalışan genç bir öğretmen ve genç bir imamın, zaman zaman nefeslerimizi kesecek, bazen gözlerimizi dolduracak, kimi zaman da öfkeden deliye döndürecek öyküsü… ZELİHA her birimizin kılcal damarlarına dokunacak, sinir uçlarımıza batacak bir eser..